Telif Hakkı Nedir?

Sanat hukuku avukat ve Fikri Sinai Haklar avukat olarak genel olarak sanat hukuku konusunda bilgilendirme amaçlı bu makale hazırlanmıştır.

Telefi Hakkı Nedir?

Telif hakkı; kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken sağlanan haklardır. 

1948 Tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde:

Herkes toplumun kültürel faaliyetine serbestçe katılmak, güzel sanatları tatmak, bilim alanındaki ilerleyişe katılmak ve bundan yararlanmak hakkına sahiptir. Herkesin sahibi bulunduğu (yarattığı) her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserinden doğan manevi ve maddi yararlarını korunmasını isteme hakkı vardır.

Fikri hakların korunması temel insan haklarından biridir. Yaratıcı düşünce ürünlerinin yeterince korunmadığı bir toplumda ilerleme kaydedilmesi mümkün değildir.

Telif Haklarının Özellikleri Nelerdir? 

Telif Hakkının doğması için tescile gerek yoktur. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar eserin üretilmesiyle birlikte doğar.

Telif hakları soyut niteliğe sahiptir. Telif hakları ile koruma altına alınan, insan düşüncesinin yarattığı maddi olmayan mallardır. Telif hakları somutlaştığı maddeden ayrı ve bağımsız bir varlık ve hukuki değere sahiptir. 

Telif haklarında ülkesellik ilkesi geçerlidir. Koruma hangi ülkede talep ediliyorsa koruma şartları o ülke mevzuatına göre belirlenir.

Mutlak hak niteliğine sahiptir. Dolayısı ile telif hakları herkese karşı ileri sürülebilir haklardır.

Telif hakları; kamu düzeni, genel ahlak, kamu yararı, hususi menfaat nedenleri ile istisnai olrak sınırlandırılabilmektedir.

Fikri mülkiyet hakları belli bir süre boyunca korunurlar. Fikir ürünleri somutlaştıkları eşyadan ayrı ve bağımsız bir hukuki statüye sahiptir.

Telif Haklarının Tarihsel Gelişimi

İlk ve Ortaçağ Dönemlerinde fikir ürünlerinin korunmasına ilişkin olarak; bir şeyin aslına sahip olan kimse, onun teferruatına da sahip olmuştur. Eseri üretenin, iktisaden veya manevi yönden korunmasına da gerek duyulmamıştır.

İmtiyazlar dönemi fikri haklara ilişkin ilk düzenlemeler, matbaanın icadıyla başlamaktadır. Bu nedenle, matbaanın icadı, fikri hakların gelişimi açısından bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Matbaanın icadıyla birlikte, eserler, sayısız olarak çoğaltılmaya başlamış, bu yolla kazanç elde eden müteşebbis bir sınıf doğmuş ve bunun sonucu olarak da fikri haklar alanında hukuki koruma ihtiyacı doğmuştur.

Fikri haklar alanındaki ilk düzenlemeler, idari otoritelerin emirleri ile verilen basım imtiyazları şeklinde ortaya çıkmış ancak imtiyazlar giderek yayınevi mülkiyeti denilen ve eser sahibinin hakkını bertaraf eden bir aşamaya ulaşmıştır.

Eser sahiplerini koruyan ilk kanun, İngiliz Parlamentosu tarafından 1709’da kabul edilen The Statute of Anne adını taşıyan kanundur. 

Türkiye’de Telif Haklarının Tarihsel Gelişimi Nasıldır?

Telif hakkıyla ilgili ilk hukuki düzenleme Osmanlı döneminde 1857 tarihli Telif Nizamnamesidir. Bu Nizamnameye göre, eseri basanın basılan nüshalar tükeninceye kadar, eser üzerinde zilyetliği bulunmaktaydı. Yazara da hayat boyu imtiyaz tanınmakta ve basan ile anlaşmak ve satmakla ilgili konular düzenlenmekteydi, ayrıca anlaşmadaki sayıdan fazla bastıran kişiler cezalandırılmaktaydı.

Gerçek anlamda ilk fikir ve sanat eserleri kanunu olan “Hakkı Telif Kanunu” 8 Mayıs 1910 tarihinde çıkarılmıştır. Hakkı Telif Kanunu ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebi ve İstanbul Hukuk Fakültesi’nin de talimatı üzerine, Prof. Hırsch tarafından hazırlanan 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 1 Ocak 1952 tarihine kadar yürürlükte kalarak, Türk kültür ve sanat yaşamını belirleyecek olan bir kanun olarak yürürlüğe konulmuş ve Kanunun  14 üncü maddesi ile çeviri bütünüyle serbest bırakılmıştır.

Gerek 1910 tarihli Hakkı Telif Kanunu gerekse Türkiye’nin 1886 Bern Sözleşmesi’nin 1948 belgesine katılmasını gerçekleştiren 5777 sayılı kanun, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1952 tarihine kadar uluslararası alandaki gelişime uzak kalmıştır. 

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ise Profesör Ernst Hirsch tarafından hazırlanmış ve 1952 yılında yürürlüğe girmiştir. 1952’de yürürlüğe giren 5846 sayılı kanun ise 1983, 1995, 2001, 2004 ve 2007 ve  2008 yıllarında değişikliğe uğramıştır. 

Telif Hukuku Bakımından Uluslararası Anlaşmaların Tarihsel Süreci

Cumhuriyet döneminde, Lozan Anlaşmasına ekli Ticaret Sözleşmesinde, Türkiye’nin sınai, edebi ve artistik mülkiyetin korunmasıyla ilgili milletlerarası anlaşmalara 12 ay içinde katılması öngörülmüştür. Ancak, Türkiye, çeviri eserlere olan ihtiyacına işaret ederek konuya ilişkin çekince ileri sürmüş, sözleşmeye taraf olan diğer devletlerin itirazı üzerine Türkiye’nin sözleşmeye katılması mümkün olmamıştır.

Türkiye, Bern Birliği’ne 1951 tarih yılında taraf olmuş; 1995 yılında ise Bern Sözleşmesi’ni kabul etmiştir. Bern Sözleşmesi’ne katılım hazırlığının yapıldığı süreçte Hakkı Telif Kanunu’nun ihtiyaçlara cevap veremediği daha iyi anlaşılmıştır.

Bern Sözleşmesi’nin hükümlerine uyumlu bir kanunun çıkarılması gereği ortaya çıkmıştır.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda telif haklarının aşağıda belirtilen temel unsurları düzenlenmektedir.

  • Eser Nedir?
  • Eser Sahibi Kimdir?
  • Eser Sahibinin Hakları Nelerdir?
  • Koruma Süreleri Nelerdir?
  • Eser Sahibinin Haklarının İstisna ve Kısıtlamaları Nasıldır?
  • Meslek Birlikleri
  • Hakların Devri (Sözleşmeler)
  • Bağlantı Hakları
  • İhlaller ve Yaptırımları

Eser Nedir?

Kanunumuza göre bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altına alınabilmesi için;  fikri bir çabanın ürünü olması, sahibinin hususiyetini taşıması, şekillenmiş olması, kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi, gerekmektedir.

Eser Çeşitleri Nelerdir?

Temel olarak eser çeşitlerini şu şekilde sayabiliriz:

  • İlim ve edebiyat eserleri
  • Musiki eserleri
  • Güzel sanat eserleri
  • Sinema eserleri
  • İşlenme ve Derlemeler

Eser Sahibi Kimdir?

Eser sahibi onu meydana getiren kişidir. Bir eserin birden fazla sahibi olması mümkündür.

Bir işlemenin veya derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları saklı kalmak kaydıyla onu işleyendir.

Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı eserin birlikte sahibidir.

Ayrıca çizgi filmlerde animatör de eser sahipleri arasında sayılmıştır.

Eser Sahibinin Hakları Nelerdir?

Eser sahibinin hakları mali ve manevi haklar şeklindedir.

Eser Sahibinin Manevi Hakları Nelerdir?

  • Umuma arz hakkı
  • Adın belirtilmesi yetkisi
  • Eserde değişiklik yapılmasını men etme yetkisi
  • Eser sahibinin malik ve zilyede karşı hakları

Eser Sahibinin Maddi Hakları Nelerdir?

Eser Sahibinin İşleme Hakkı:

Diğer bir eserden yararlanmak suretiyle bu esere oranla bağımsız olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat ürünleri meydana getirme hakkı,

Çoğaltma Hakkı:

Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak nüshasının veya nüshalarının çıkarılmasıdır.

Yayma Hakkı:

Bir eserin aslını veya çoğaltılmış fiziki nüshalarını kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtma hakkıdır.

Temsil Hakkı:

Bir eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkıdır.

Umuma İletim Hakkı:

Bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının radyo-TV , uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanmasıdır.

Eser Sahibi Hakların Devri

Eser sahipleri veya mirasçıları mali haklarını karşılıklı veya karşılıksız, süreli veya süresiz olarak devredebilirler. Mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ve devre konu hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

Eser Sahibi Haklarının İstisnaları Nelerdir?

Kamu Düzeni, Kamu Yararı, Kişilerin Hususi Menfaati Düşüncesiyle, Kopya ve neşir, Hükümete Tanınan Yetkiler ile eser sahibinin hakları sınırlandırılabilmektedir.

Bağlantılı Hak Sahipleri

İcracı Sanatçılar: Bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılardır.

Fonogram Yapımcılar: Bir icra ürünü olan sesleri veya diğer sesleri plak, kaset, CD gibi ses taşıyıcılarına ilk defa tespit eden ve bu durumun hukuksal sorumluluğunu üstlenen gerçek ya da tüzel kişilerdir.

Radyo ve Televizyon Kuruluşları: Kablolu, kablosuz veya uydu aracılığıyla her türlü yayın yapan kuruluşlarıdır.

Film Yapımcıları: Görüntüleri anlaşılabilecek, çoğaltılabilecek veya iletilebilecek şekilde; bir araca ilk kez kaydeden gerçek veya tüzel kişidir.

Telif Hakkı Avukatın Rolü

Telif hakkı; eser sahibine hem maddi hemde manevi haklar tanımakta ve cezai yaptırımları da ayrıca söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle lisanslama, devir, sanatçı sözleşmeleri, sözleşmeden cayma, iptal, tahsil, men ve cezalandırma gibi pek çok alana yayılmaktadır.

Bu nedenle; öncelikle profesyonellere yönelik olarak danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Bunun yanında sanat hukuku bağlamında; bağımsız yüklenici ve serbest sanatçı sözleşmeleri, eser alım satım işlemleri, manevi haklardan feragat, telif hakkı, marka tescil başvuruları, galeri sözleşmeleri, sergi sözleşmelerinin hazırlanmasında avukatlık hizmeti vermekteyiz.

Oyuncu sözleşmelerinin hazırlanması, telif hakkı hakkı devir sözleşmelerinin hazırlanması ve ortaya çıkabilecek sorunlara karşı danışmanlık hizmeti verilmesi,

Sinema Hukuku, Dizi Hukuku, Müzik Hukuku, İlim Edebiyat Eserlerine ilişkin her  türlü telif haklarından kaynaklı ihtilafların çözümü,

Mali hakların devri ve manevi hakların kullanımının devri sözleşmelerinin hazırlanması

Eserlerin yaratımında ortaya çıkan hak sahipliğinin tespiti,

Eser sahiplerinin ve icracı sanatçıların mali ve manevi haklarına tecavüzün önlenmesi,

Telif hakları, ticari markalar ve diğer fikri mülkiyet haklarının lisanslanması,

Telif hakkının ihlalinden kaynaklı tazminat davaları,

Sanat eseri ortak sahipliği ve sanat eseri devir sözleşme taslağı hazırlanması,

Sözleşmelerin yapılandırılması,

İcracı Sanatçıların telif haklarına yönelik her türlü dava ve danışmanlık hizmeti,

Hukuki uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurularının yapılması ve dava açılması ve dava avukatlık hizmeti verilmesi,

Tecavüze yönelik tazminat davalarının takibi,

Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde yapılacak şikayetler ve telif hakkının ihlalinden doğan Ceza Mahkemelerinde açılan ceza davalarının takibi ile dava avukatlığının yapılması olarak genel olarak yazabiliriz.

Sanat hukuku; canlı bir hukuk dalı olması hem tecrübeyi hem de ekstra hassasiyeti gerekli kılan bir alandır. Alanında uzman sanat hukuku avukatımızdan hukuki destek almak için iletişim numaramız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Cevap Yazın

error: Content is protected !!